Usandıran Otel/Delhi-Bülendşehr

İnsan kendini hç bilmediği bir ülkede, daha önce görmediği bir şehre giderken, daha önce hiç geçmediği yollardan geçerken bir garip hissediyor. Sabah hostel’den ayrıldıktan sonra cep telefonumdan navigasyonu açıp gitmek istediğim şehrin ismini yazdım. Şehri kolayca bulup bana bir rota çıkardı. Ama nasıl bir yoldan geçeceğim, gideceğim şehir nasıl bir yer tam bir bilinmezlik halindeydi. Gezmenin en çok heyecan veren kısmı da bu galiba. Ama konu Hindistan olunca kalabalık, kaos ve kirlilik ilk akla gelenler olduğu için insan birazcıkta endişe ediyor.

Sabah çok erken kalakamadım. Eşyalarımı da akşamdan hazırlamadığım için hostel’den ayrılmam ve tura başlamam biraz geç saate kaldı. İlk gün olması bakımından böyle olması çok normal. Yarın çok daha erken bir saatte uyanıp otelden ayrılmayı düşünüyorm. Ve bundan sonra sabah yogalarına da başlamak istiyorum.Tur öncesi sıcak havadan çok korkuyordum. Ama korktuğum kadar beni rahatsız etmedi. Sabah erken saatte tura başladığım için hafif bir rüzgar esintisi vardı. Navigasyonun gösterdiği yolda hızla ilerlemeye başladım.Tarfik yoğun olmadığı için arkamdan esen rüzgarın da yardımıyla hem keyifli hem de yormayan bir yolculuğa başladım. Cep telefonumu bisikletimin gidonuna sabitleyerek kolayca yolumu da buluyordum.Ancak Maps Me. uygulamasının gösterdiği rotaya dair şüphelerim vardı.Bu şüphelerle birlikte ilerlemeye devam ettim.Ve ilk molamı sakin bir yol kenarında, bir kaldırımın üzerinde verdim.

ilk mola

Devam ederken aklımda sürekli tekrar sakatlanıp sakatlanmayacağım, bu bisiklet turunu bitirip bitiremeyeceğim vardı.Bu yüzden de yolun keyfini bir türlü çıkaramadım. Öğlen olmuş ve ben acıkmıştım. Yanımda henüz yemeklik malzeme olmadığı için en kısa zamanda bir kafe görmenin umudunu taşıyordum. Derken az ileride bir avm tabelası gördüm. Hiç vakit kaybetmeden rotamdan ayrılıp o yöne sürdüm.Acıkmış olmanın dışında ters giden bir şey daha vardı. O da telefonumun şarjı henüz öğlen olmadan bitmek üzereydi. Eğer bir kafe bulursam hem karnımı doyurabilecek hem de telefonumu şarj edebilecektim. Neyse ki çok geçmeden her iki dertten de kurtuldum. Sürüş sırasında çok terlemiş ve çok su kaybetmiştim. O yüzden bu kafe’den ayrılmak için çok acele etmedim. Yemeğimi yerken kaygılarımdan da kurtulmanın yollarını aradım. Daha sakin davranmam gerektiğini ve kaygılarımın bana dert vermekten başka bir işe yaramadığını biliyordum. Bu yüzden bu mola bana her yönüyle iyi geldi. Kafeden ayrıldıktan sonra yemeklik bir şeyler almak için bir market aradım ancak bulamadım. Vakit kaybetmemek için vazgeçip yoluma devam ettim.

Yol her zaman ki güzelliğiyle karşımdaydı. Yolun her iki yanı yemyeşil ağaçlarla çevriliydi. Ve tali yol olduğu için çok az otomobil geçiyordu. Bir ara yanımda taşıdığım solar şarj cihazını telefonumu şarj ederek denedim. Ancak sevgili telefonum iPhone bu şarj aletini kabul etmedi ve hevesim yarım kaldı. Solar şarj cihazını tekrar çantama koyup yoluma devam etim.

Bir ara öyle tenha yollardan geçtim ki kaybolduğumu sandım. Oysa ki navigasyonum açıktı ve doğru yoldaydım. Navigasyon beni doğruca dün gece rezervasyon yaptığım otele götürüyordu. Bu düşüncelerle ve yorulmuş bir halde oteli buldum. Kapı girişinde bekleyen güvenlik görevlisine resepsiyonun nerede olduğunu sorup resepsiyona doğru gittim. Burada resepsiyonla ilgili sorun yaşadım. Önce bana rezervasyonumun olmadığını ve kabul edemeyeceklerini söylediler. Ancak itirazlarım sonucu ve kendi mail adreslerinde ki rezervasyon onayını gösterdikten sonra kabul ettiler. Ancak bu kez de Hindistan’da oturan bir arkadaşımın olup olmadığını ve bana referans olup olamayacağını sordular. Ben de hem yorgunluktan hem de yaptıklarına bir anlam veremeyerek defalarca bunu ne için istediklerini sorsam da bir türlü cevap alamadım. Neyse ki arkadaşım Uttam vardı. Cep telefonumdan Uttamı aradım ve benden referans isteyen adamla konuşturdum. Uttamın referansını kabul ettiler. Ancak ondan da saçma bir şekilde kimlik fotoğrafını ve adresini istediler. Tüm bu gerekçeler ne içindi hiç anlamadım. Anlaşamayacağımı bilerek daha fazla zaman kaybetmemek için otel çalışanın da yardımıyla çantalarımı odama çıkardım. Maalesef bisikletimi odama çıkarmama izin vermediler. Otelin bahçesinde gösterdikleri bir yere park etmek zorunda kaldım. Hindistan’dan ayrılma isteğim bu sorunlar yüzünden giderek artıyordu.

Powered by Wikiloc

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir